15 Mayıs 2013 Çarşamba

Evim evim güzel huzur yüklü evim...

Bahar yağmurlarının yıkadığı doğadan, missssss gibi toprak kokusu ile;

Günaydın dostlarım :-)

Oğlumla sabah yürüyüşümüzü yaptık, mis gibi iğde ve mandalina kokularını içimize doldurduk ohhh enerjimizi yükseltti baharın dayanılmaz kokuları. Oğlum da bugün daha iyi ve keyifli, ben ondan daha keyifli koşa koşa geldim bloğuma :-).

Biraz sonra da koşa koşa kızıcığıma gideceğim, canımın canımın canımın taaaaaaaaa içi yavrumu özledim, doyasıya koklayarak öpüp öpüp öpüp özlem gidereceğim :-)

Bugün sizlerle önce bahçem deki güzelliklerden bir kaç kare paylaşmak istiyorum, sonra yine bir el emeği, göz nuru paylaşacağım...






 

14 Mayıs 2013 Salı

Gecikmeli Merhaba...

Merhaba;

Gecikmelide olsa kavuştum bloğuma...

Yaklaşık bir ay önce bana deselerdi ki "hiç başlama bu blog işine, yazmadığın günlerde özlersin" kabul etmezdim, "yok artık, o kadar da değil" derdim, ama öyle, sabah çayımı içip, oğlumu yürüyüşe götürüp geldikten sonra bloğuma da bir "Merhaba" dersem günüm rahat geçiyor, eğer bunu yapamıyorsam aynen bugün olduğu gibi gün boyu hep bir eksiklik hissediyorum...


 
Aynen oğlumu göremediğimde özlediğim gibi bloğumu da özlüyorum. Oğluşum hasta son günlerde, hiç keyfi yok, Allahtan yemesi ve hareketliliği normal düzeyde. Onu öyle keyifsiz, neşesiz gördüğümde çok üzülüyorum, hele birde derdini anlatamaması daha da üzücü...

Aynen burada ki bakışı gibi yardım et dercesine bakıyor sanki bana, o zaman acaba ağrısı mı var ki diyorum. Veteriner abimizi sürekli bilgilendiriyoruz durumu hakkında "korkmayın mevsimsel bir şey" diyor ama ben yine de üzülüyorum lal oğluma...

İşte biraz da bu nedenle bloğuma "merhaba" demekte geç kaldım bugün, evet bloğum da önemli ama oğlumun sağlığı daha önemliydi.... Ama ama ama çok yakışıklı değil miiii, oyyy annem benimmm :-)

sağlıkla, sevgiyle kalın...

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Zürafa...



Eveettt yeni örgü oyuncağımızla birlikteyiz :-)

Torun özlemiyle yanıp, tutuştuğum için bebek örmeyi daha çok seviyorum, ağırlıklı olarak benim ördüklerim bebek zaten. Arada bir böyle değişiklikler yapıyorum, epey zorladı beni "Zürafa" cık ama bitirdim sonunda veeeee sizlerin beğenisine sunuyorummm :-)


 


 










Bu Blog da yayınlanan tüm örgü bebek ve oyuncakların, Haymatlos'a ait ahşap objelerin tasarım, tarif, açıklama ve üretimleri Cahit Eröz - Nuray ERÖZ - Saliha ERÖZ' e aittir.


 

Çocuk Gelişiminde Oyun Ve Oyuncağın Önemi...

Oyun ve oyuncağın çocuklarımız üzerindeki etkileri konulu yazı dizimize devam ediyorum...
 

Oyunun Çocuğun Fiziksel ve Psikomotor Gelişimine Olan Etkileri;
Oyun sırasında çocuğun bütün bedeni hareket eder. Oyun sırasında çocuğun büyük ve
küçük kasları kasılma, gevşeme ve esnemelerle sürekli çalışma halindedir. Özellikle
hareketli oyunlarda kalp atışı, kan dolaşım hızı ve solunum normalin üzerine çıkar. Bu
sayede kana bol oksijen geçer ve kan akışı yoluyla dokulara daha çok oksijen ve besin
taşınır. Vücut, oyunda terler. Böylece bedendeki zehirli atıklar dışarı atılır.
Oyun yoluyla enerjisini boşaltan çocuğun uykusu düzene girer ve iştahı ılır. Ayrıca
ık havada oynan oyunlar, güneşten ve temiz havadan yararlanmasını sağlayarak bedensel
gelişimini hızlandırır.
 
 
Yukarıdaki resimde de görüldüğü gibi oyun sırasında çocuğun büyük ve küçük kasları kasılma,gevşeme ve esnemelerle sürekli çalışma halindedir.
 
Çocuktaki psikomotor gelişim, öğrenmesi, büyümesi ve gelişmesiyle ilgilidir. Oyun,
başlıca psikomotor yetenekler olan güç, hız, dikkat, eş güdüm (koordinasyon) ve esnekliğin
gelişmesi için ideal bir ortamdır.
 
 

Yine yukarıdaki resimde görüldüğü gibi oyun, çocuğun dikkat gelişiminde yardımcıdır.
 Oyun yoluyla çocuğun hareketlerini kontrol altına alma becerisi geliştirir. Oyunda
hareketlerin ardı ardına sıralanması ve tekrarı, vücut performansını artırır. Kaslar,
tekrarlanan hareketleri ezberler. Bu da günlük hayatta çocuğun hareketlerine serilik veçeviklik katar. Oyunlarında farklı birçok araç, gereç ve eşyayı kullanarak becerilerini
geliştirir ve gücü artar. Yoğurma maddeleri ile oynayarak el-göz koordinasyonunu geliştirir.
Atlama, koşma, yürüme hareketlerini yaparak denge ve hız kazanır, organları arasında uyum
gelişir. Dikkat süresi uzar. Sürekli yaptığı hareketler de vücuduna esneklik kazandırır.
 
Oyunun Çocuğun Duygusal ve Sosyal Gelişimine Olan Etkileri;
Çocuğun yaşantısında bir de iç dünyası vardır. Çocuğun duyguları ile oyun arasındaki
ilişkiyi “Çocuk oyunlarında bilinç dışı istek ve zorluklarını yaşar” sözleriyle ilk kez Freud
ortaya koymuştur.
Çocuk, oyunla duygusal açıdan güvenli bir çevrede hayal etmenin zevkini yaşar ve
duygularını bu ortamda özgürce ifade eder.
Mutluluk, sevinç, acı, üzüntü, güven duyma gibi birçok duygusal tepkiyi oyun yoluyla
öğrenebilir. Duygusal tepkilerin dramatize edilmesi, oyunlaştırılması çocuğun kendini
tanımasına yardımcı olur. Çocuk, oynadığı oyun yoluyla benmerkezcilikten ayrılır. Kendine
olan güveni gelişir. Başkalarının duygularını anlar.
Çocuğun duygularındaki olumlu ya da olumsuz tüm gelişmeleri oyun esnasında
öğrenip onu doğru yönlendirebilmemiz oyunla mümkün olur.
Çocuk; doğru-yanlış, haklı-haksız, uyulması gerekli kurallar gibi birçok toplumsal ve
ahlaki kavramları oyun sırasında öğrenir ve benimser.
 Bir gruba ait olma ihtiyacını karşıladığı oyun sayesinde saldırganlıklarını kontrol
etme, başkalarının hakkına saygı gösterme, paylaşma, kendi hak ve özgürlüklerini koruma,
iletişim kurma becerileri geliştirir. Ayrıca oyun yolu ile kendi cinsel kimliğini kazanır ve
benimser. Çevresindeki nesne ve canlıları korumayı ve onlara zarar vermemeyi, iş birliği
yaparak çalışmayı öğrenir. Arkadaşlık kurarak toplumsallaşır.
 
 
 

 

Günaydın;

annelerin yüreklerinin yanmayacağı, ağıtsız bir hafta diliyorum ülkeme...

 
Gece başlayan yağmur, hala devam ediyor Seferihisar'da. Delicesine yağdı sanki Reyhanlı'ya ağlarcasına...
 
Yok henüz hazır değilim kendi gündemimi değiştirmeye, yayın yasağı konsa da aklım, yüreğim Reyhanlı'da iken, ben her şey yolundaymış gibi davranamıyorum...

12 Mayıs 2013 Pazar

Anneler günü....



Ülkemizde gün geçmiyor ki bir annenin yüreği acıyla kanamasın.... Ben artık inanamıyorum bir annenin tüm dünyayı değiştirebileceğine, yıllardır hep o "bir annelerin yüreği teröre kurban verdiği evlatları için kanıyor" Annelerin yürekleri kan ağlarken henüz ağzı süt kokarken katledilen bebelerimizin katilinin kahraman edildiği bir ülkede yaşamak daha da çok kanatıyor anne yüreğini... 

İçim Acıyor Zübeyde Anne........


 

11 Mayıs 2013 Cumartesi

acemi işi...



Merhaba, yine buradayımmm...





Marketten alışveriş yaptıktan sonra onları yerleştirirken, poşetleri mutfak balkonuna alıyorum, oradan boşaltarak mutfağa alıyorum, şişe ve kavanozla aldığım ürünlerin şişe ve kavanozlarını mutlaka yıkarım, yıkayamayacaklarımı ise silerim, ancak kağıt havlu, peçete ambalajlarını silsem bile onları dolaplara yerleştirirken hep tedirginlik duyarım, bazen yere düşmüş ürünler görüyorum marketlerde, o zaman öfkeleniyorum insanlara dikkatli davranmadıkları için, o yere düşen ürünü tüketici alıyor evine sokuyor.

Artık aldığım peçete paketini açıp kendi kutusuna boşaltacağım, oradan alıp peçeteliğime gönlüm rahat koyabilirim. Kendime peçete kutusu yaptım, üç gündür onunla uğraşıyordum. Gençken ahşap konusunda daha becerikliydim, bir taraftan da  için için kendime kızıyorum bir kutuyu üç günde ancak yapabildim diye.

Kutuyu transfer yöntemi ile yaptım, ham boyanmamış kutuyu  aldım geldim eve sonra pc başına oturdum dekupaj deseni aradım,  desen beğenmem  baya zaman aldı :-) sanki sanat eseri yapacakmışım gibi saatlerce desen aradım :-) sonraaa beğendiğim desenin yazıcıdan çıktısını aldım ve işe giriştim. Biraz zorlandım, acemice oldu ama, artık market alışverişi sonrası peçete paketleri ile boğuşmayacağım...

Umarım beğenirsiniz :-)

 




 

 
 
Hanımeli kokuları ve görüntüleri eşliğinde;

Merhaba...


 
Bahçenin en güzel görüntülerinden biridir, Nar ağacının çiçekleri, yeşil ve kırmızının dayanılmaz birlikteliği...
 
 
 
Güne gözlerini açtığında bu güzellikleri görebilmek bence bir şans, bir ayrıcalık. Bu şirin ege kasabasına geldiğimde ilk bir yıl çok zorlanmıştım, gece, gündüz, her anımda, her saniyemde aklımda hep Ankara vardı, Ankara' ya duyduğum özlem vardı...

 Diğer yan da can babamın vasiyeti vardı bu kasabada annem ve kızımla yaşamamı vasiyet etmişti... Bir yılın sonunda şöyle bir dönüp arkama baktığımda ben de inanamadım, öylesine alışmış, öylesine sevmiştim ki o zamanların küçük, şirin, medeniyetten uzak ege kasabasını. Şimdilerde o küçük şirin kasabadan eser kalmamış olsa da benim evimin bahçesi mini minnacık bir cennet, hele bahar aylarında bu güzel görüntülere bir de kokular eşlik ediyor ya işte o zaman yeniden, yeniden, yeniden can buluyorum sanki...  Belki de son yıllarda verdiğim tüm bedensel kayıplara rağmen bedenim bu minik cennet misali bahçeden güç alarak ayakta duruyor...

Sabah kahvaltılarında bahçeden bir dal taze kekik, bir dal taze nane, bir dal taze biberiye toplanıp domatesin üzerine doğranır yanına yine bahçeden toplanan mis kokulu bir salatalık dilimlenir, bunlara birde peynir eklenirse işte enfes ve sağlıklı bir kahvaltı.... Semiz otlarımızda yavaş yavaş boylanmaya yüz tuttu, bir aya kadar artık biberimizi, domatesimizi de bahçeden toplar oluruz...
Pazardan, manavdan aldığım semiz ile bahçemden topladığım semiz arasında büyük bir lezzet ve tat farkı var, kendi bahçemden topladığım semizi yerken farklı, hoş bir aroma tadı hissediyorum, kimyasal hiç bir madde kullanılmıyor bahçe bakımında, gübresi bile bahçeden toplanan bahçe atıkları ile doğal yapılıyor, belki de ürünlerin bu kadar lezzetli ve hoş aromalı olmasının sebebi budur...

Keşke babam yaşarken de bu denli sevebilseydim bu bahçeyi..............

Mis kokulu, sağlıklı, keyifli hafta sonlarınız olsun :-)


 

10 Mayıs 2013 Cuma

Aliş Bebek ve Arkadaşım Eşşek

Size daha önce anlatmıştım, kızım küçükken ona ördüğüm bebekleri, dayısının yaptığı el becerisi oyuncakları. Evet bugün onları paylaşmak istiyorum sizlerle...

Aliş bebeğimiz 25 yaşında aslında :-) çünkü ben onu ördüğümde kızım bir buçuk yaşlarında idi. Alişin arkadaşı Açelya' mız vardı birde, kırmızı eteği ve başlığı ile kırmızı şapkalı kızı andırırdı, kızım büyüdükten sonra Açelyamızı kuzenimize verdik...








Arkadaşım eşekte Aliş le aynı yaşlarda, her şeyini tek tek elinde dikerek yapmıştı dayısı eşeğimizi...






 
 
 
İşte böyle, bir zamanlar bizler de gençtik ve bizler de güzel şeyler yapabiliyorduk, şimdi gençler sanıyor ki yalnızca onlar becerikli, yalnızca onlar yapabiliyorlar...........







Bu Blog da yayınlanan tüm örgü bebek ve oyuncakların, Haymatlos'a ait ahşap objelerin tasarım, tarif, açıklama ve üretimleri Cahit Eröz - Nuray ERÖZ - Saliha ERÖZ' e aittir.













 

Çocuk Gelişiminde Oyun Ve Oyuncağın Önemi...

Yine, Yeniden;

Günaydın Dostlar...

Seferihisar'da gökyüzünün suratı asık ve bulanık, usul usul toprağa göz yaşlarını salıyor, yağmurla nemlenen canım iğdelerin, hanımellerinin, leylakların, mandalinaların kokusuna, toprağın kokusu da eşlik ediyor. Böyle kapalı ve bulanık havalar insanın ruhunu sıkar genelde ancak, bahar yağmurları öyle değil.
Bütün pencerelerimi açtım ciğerlerimi baharın o nemli ve mis kokularıyla doldurdum.

Kötü, çok kötü bir gece geçirdim, ağrıların tavan yaptığı, beni uykularımdan ettiği bir geceydi ama böyle bir sabaha uyanmak  şükretmeye yeter.
Artık ağrılarımı yol arkadaşım olarak görüyorum, ağrı hissetmediğim anlarda usulca kendimi yokluyorum yaşıyor muyum acaba diye, bana göre ne denli yorucu, tüketici, yıpratıcı olsa da ağrılarım benim yaşadığımın, var olduğumun kanıtı, son dört yıldır onlarla hissediyorum yaşadığımı...

İşte böyle dostlar, gece boyu ağrılarımla haşır neşir olduğum gecelerin sabahın da....

Bugün yine bir örgü oyuncak ve "Oyun Ve Oyuncağın Çocuk Gelişimi Üzerindeki Etkileri" yazı dizimizi de paylaşmaya devam edeceğim. Evet çocuklarımız için oyuncak örüyoruz ve en iyisini, en sağlıklısını, en kalitelisini yapmak için emek harcıyoruz, ama bence beraberinde "oyun ve oyun aracı olan oyuncaklar" hakkında da bilgi edinirsek belki şimdiye dek dikkate almadığımız aslında çok küçük gibi duran ama çocuklarımızın gelişiminde önemli yeri olan bir detaya dikkat etmemizi sağlayacaktır. 

Son aylarda çocuk gelişimci, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, öğretmen dost, arkadaş ve yakınlarımla sohbet konum hep bu. Öğrenim yaşadığımız sürece devam etmeli, ben de konunun eğitimini almış kişilerle sohbet ederek dağarcığıma onlardan öğrendiklerimi ekliyorum.

Ablam ve kızım Sosyal Hizmet mezunu, ablam uzun yıllar Türk Telekom Kreş ve Ana Okulları Yöneticisi olarak görev yaptı, o nedenle  teorik ve pratik bilgisi çok güçlüdür.
Kızım şu an farklı bir sektörde çalışsa da alan olarak çocuk gelişimi üzerinde kendini geliştirdi, ağabeyim yine çocuk gelişimi ve eğitimi alanında görev yapıyor, çok sevdiğim, kızımdan farklı görmediğim, manevi kızım diyebilirim uzmanlığını psikoloji üzerinde yaptı ve aynı alan da görev yapıyor.

Bunları neden paylaşmak istedim sizlerle, bir işi yaparken kişi gerekli bilgi ve donanıma sahip olarak başlar ve bilgisini sürekli yeniler, sürekli geliştirirse ancak o zaman en iyisini yapar, paylaştığım şeylerin sadece blog yazmak için havada savrulan kelimeler olmadığını, bilgilerin yeterli eğitim ve bilgiye sahip kişilerden alındığının bilinmesi için yakınlarımla, dost ve arkadaşlarımla ilgili bilgileri paylaşıyorum...


 
Oyunun Özellikleri;

Oyunda oynayanları zorlayan bazı kurallar ve özellikler bulunur. Oyunu ilginç ve
önemli yapan, bu kurallar ve özelliklerdir. Oyunun özellikleri şöyle sıralanabilir:
  • Oyuncunun oyunda yer alması için herhangi bir zorunluluk yoktur. Oyun bu
  • özelliğini kaybettiğinde çekici ve keyif verici olmaktan çıkar.
  • Oyun kendiliğinden ortaya çıkar, mutluluk ve rahatlık verir.
  • Oyunun zaman sınırları ve kuralları vardır.
  • Gerçek yaşamdaki kuralların oyunda hiçbir geçerliliği yoktur, sadece oyunun kuralları vardır. 
  • Oyunda deneyimler tekrarlanır, çevre taklit edilir ve yeni şeyler denenir.
  • Kurallı bir oyunda yeni bir şey üretilmez.
  • Oyunun nasıl gelişeceği ve nasıl sonuçlanacağı önceden belli değildir.
  • Oyunda yaşamdan farklı bir konumda bulunma durumu söz konusudur.
  • Oyun dinamik bir süreçtir.
Oyun özgürce ve kendiliğinden yapılır. Oyun, büyükleri rahatsız etmeden bir köşede
çocuğun oyalandığı, sadece eğlendirici boş bir faaliyet değildir.

 Eğitimde Oyunun Yeri ve Önemi;
Hangi çağda ve hangi kültürde olursa olsun çocuğun olduğu her yerde oyun vardır. Bir
çocuğun sevgiden sonra gelen en önemli ruhsal ihtiyacı oyundur. Oyun, çocuğun hayatı
anlama yoludur.
Oyun, çocuğu gerçek hayata hazırladığı gibi iç dünyasının dışa vurumun da da etkin
bir araçtır. Yaşadıklarını, isteklerini, duygularını oyunla dışa vurur. Oyun sırasında
üstlendiği rollerle dünyayı algılamaya çalışır, özdeşim kurar ve böylece kişiliği oluşmaya ve
gelişmeye başlar. Oynarken edindiği bilgiler daha kalıcı ve etkilidir. Oyun, çocuğun deney
yolu ile düşünmesidir ve çocuk deneyimlerini oyun yoluyla kazanır. Hayatı için gerekli bilgi,
beceri ve deneyimleri oyun içinde kendiliğinden öğrenir. Bu nedenle çocukların eğitiminde
en etkin yol oyundur. Oyunlar, çocuğun eğlenerek öğrenmesinde ilk basamağı oluşturur.
Oyunlar, çocukları pasif durumdan aktif duruma geçirmeleri nedeniyle diğer öğrenme
tekniklerine göre daha etkilidir.
Günümüzde çocukların oyun ihtiyaçlarının en iyi karşılandığı yerler, erken çocukluk
eğitimi kurumlarıdır. Kentleşmenin hızla artması, anne babaların yoğun iş temposu içinde
çocuklarıyla yeterince ilgilenecek ve oynayacak vakit bulamaması, bilgisayarın çocukları
esir etmesi gibi pek çok sebepten ötürü çocuklar diledikleri gibi oynayabilecekleri ortam
bulamamaktadırlar. Çocuklar, evlerinde ve yakın çevrelerinde bulamadıkları oyun ortamını
erken çocukluk eğitimi kurumlarında bulabilmektedirler. Yine de unutulmamalıdır ki bir
çocuk için her şey oyuncak, her yer oyun alanı olarak kullanılabilir.
Oyunla eğitimde çocuk, yaparak ve yaşayarak öğrenir. Dokunur, görür, koklar, dinler,
tadına bakar ve hisseder. Bütün duyularını kullanır. Böylece daha kalıcı ve doğal bir
öğrenme gerçekleşir. Çocukların sürekli oynadığı ve oyun oynamayı ne kadar çok sevdikleri
düşünülürse oyunun eğitimde kullanılmasının ne kadar etkili ve kolay olacağı anlaşılabilir.

 
Oyunun Çocuğun Gelişimine Olan Etkileri;
Oyun, çocuğun eğlenmesinde ve eğitiminde olduğu kadar onun gelişmesinde de
önemli rol oynar. Çocuğun tüm gelişim alanlarına etkisi olan oyun, çocuğun bedenini
tanımasını da sağlar. Oyun oynayan çocuklar, oynamayan çocuklardan daha sağlıklıdır ve
daha çabuk gelişir.

 
Fromberg Derki;

“Oyun; bebeklerde ve küçük çocuklarda hayal gücü, akıl, dil, sosyal yetenekler
ve motor yeteneklerin gelişmesinde ana etmendir.”